26 Eylül 2010 Pazar

BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ !!!!

Yeni eve taşındığımzdan beri ikinci kez bahçeye kuş düştü. İlki ölü bir güvercindi, bu gece de kocaman yetiştin bir martı.En azından yaşıyor ama uçacak yer kısıtlı duvar yüksek. Sabaha kadar bekleyecem gitmemiş olursa nasıl kurtaracağımı düşünüyorum. Bir arkadaşım, ki kendisi http://ornitorenkzeyn.blogspot.com/ blogunun yazarı Zeyn' dir, üzerine çarşaf atıp, zarar vermeden tutabilme tekniklerini anlattı. Benim gibi kuşları sevmeyen bir adam için uygun bir yöntem gibi gözüküyor.Umarım, yarın sabah böyle bir macera yaşamaya gerek  kalmadan kendi başına uçar gider... Bunun yanında evin ön tarafındaki "telli" penceremizden apt. evcil sokak kedisi "Muzaffer"(ismini ben koydum, gerçekten bir adı varsa da artık adı bu) giri verdi. Nerden girdiğini bulup kovmak 10 dakkamı alsada aslında sevimli ve sevecen bir kedi. Ama annemin hayvanlara karşı bir huyu var sadece uzaktan sevebiliyor... Sonuç olarak evin bulunduğu noktada ya BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ ya da HAYVAN MEZARLIĞI var, alayı ziyarete geliyor....

25 Eylül 2010 Cumartesi

Günler geçip giderken...

İşe gitmek ne kadar da acayip bir duygu. Anlamsız bir sorumluluk yüklenmiş sırtına.Sabah erkenden kalkıp(ben bir çok gün işe 15:00 te gitsem de bu beni azınlık yaptığından genel bir görüş olan sabahı seçtim), apar topar giyinip, hatta hemcinslerim rutine bağlayıp yüz yıkama suyuyla traş olup, koştura koştura evden çıkıp, geç kalmamak için bir tarafını yırtıp gittiğin bir yer. Yoldan aldığın simiti (izmir' de gevrek) - açmayı( gene izmir' de boyoz yerini alır) alıp apar topar bir kahvaltı yaparsın ve başlarsın başkasına para kazandırmaya. Bunu devlet içinde yaparsın, paralı abiler içinde. Sonuçta sallamasyon olarak %80 yaptığı işten memnun değildir. Aynı benim gibi. Zaten bu blog u okuyanlar benim ne iş yaptığımı falan bildiğinden ayrıntılı açıklamaya gerek yok. Tanımadık bir arkadaş veya arkadaşlar okuyacak olursa ya takipçilere ulaşsın ya da bana direkt sorsun ( arkamdan gizli gizli yapmaya gerek yok).

Neyse başlıktan daha fazla sapmadan sadede geleyim. Bu %80 lik kitle memnun değil ve günleri geçip gidiyor. NE İÇİN? Karnını doyurmak, ailesine bakmak, yeni aldığı LCD Tv nin taksidini ödemek için falan filan...Liste uzar. Ama ben buna karşı çıkmak istiyorum. Yani istemediğim bir işte çalışacağıma çamur,taş falan satayım kendim işim olsun isteyenlerdenim. Şİmdi daha 2.blog yazında hard core girmedim mi? Bende biraz girdim. Lakin işte oturup düşünmeye çok vaktim oluyor. Günler geçiyor, yaş 30 görünmeye başladı hatta utanmadan el sallıyor. Ne iş yapılabilir? Bütçenin olduğu cüzdanı, banka hesabını falan açıp bir bakıyorsun ki o da ne? Boşluktan 30 gene el sallıyor. Utanmadan "bu yaşa geldin hiç bir birikimin yok" diyor. BANA AKIL VERİN, EYYY BENİ OKUYAN VE SONRADAN OKUYACAK OLAN ADEM OĞULLARI VE KIZLARI..

DİP NOT: Su ürünleri müh. ve deri-kürk satıcısıyım =S. Hayır!!! Balık derisi değil tabi ki..KOKAR LAN O!!!

24 Eylül 2010 Cuma

Yazzz yazabildiğine =)

İlk blogumuzla karşısnızdayız. "yız" çünkü bu blog 2 kişinin, Kemal Yavuz ve Gamze Kor' un ortak çalışması olacak bir blog. O an aklımıza ne gelirse o konu üzerinde yazılacak ve sonunda derleme yapılacak. Yazmamızı istediğiniz konular olursa da bize mail ile ulaşabilirsiniz.